..


    Filistinli Kadın Tutsaklar 1-2-3

    avatar
    1
    1


    : 1256
    : 31
    : ...
    : Technological techniques
    : 27/04/2007

    w Filistinli Kadın Tutsaklar 1-2-3

        08, 2007 12:50 am

    Filistinli Kadın Tutsaklar 1-2-3



    [ 07/08/2007 - 12:04 AM ]






    Filistin Enformasyon Merkezi



    Filistinli Kadın Tutsaklar

    Siyonist işgal devletinin zindanlarında hlen 115 bayan esir tutulmaktadır. Gneş ışığından ve temiz havadan mahrum bırakılan bu kadınlar dikenli tellerle evrili zinde meknlarda, dar odalarda, ciğerleri duvarları kaplayan rutubetin yaydığı kokuyla karışık kirli havayla dolmaktadır.
    Bayan esirlerin ailelerine yazdığı mektuplar veya daha önce o hayatı yaşadıktan sonra serbest bırakılmış hanımların verdiği bilgiler onların ne gibi şartlarda hayatlarını devam ettirdiklerini ortaya koyuyor. Zindan yönetimi bu tutsakların yaşadığı şartları srekli daha ağırlaştırmak, haklarına tecavz etmek ve kazanımlarını da ellerinden almak iin ısrarlı davranıyor. Üstelik onları mahkmlara verilecek yiyecek ve iecekler iin şart koşulan asgari kalite ve miktarda yiyecek ve iecekten de mahrum ediyor.
    Nefha Tutsakların Haklarını Savunma Derneğinin verdiği bilgilere göre kadın tutsaklar byk haksızlıklara maruz kalıyorlar. Tutuklular iin gerekli olan asgari haklardan mahrum bırakılıyorlar. Tek kişilik odalara kapatılıyor ve direniş konusunda eşleriyle irtibatları hakkında ok katı sorgulamalardan geiriliyorlar. Yahut işgale karşı direnme veya işgalci askerleri bıaklama sulamasıyla insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılıyorlar.
    Adı geen derneğin verdiği bilgilere göre İsrail zindanlarının biroğuna kadın tutsaklar getirildi ve kendilerine yıllarca devam eden insanlık dışı işkenceler yapıldı. Son aylarda zindanlarda tutulan kadın tutsak sayısı ise yz on beş. Bunlardan bazıları idar tutuklu olarak yani yargı önne ıkarılmaksızın tutuluyorlar. İşgal devletinin hukuk sistemi, Filistinlilerin yargı önne ıkarılmadan savcılık kararıyla altı ay sreyle idar tutuklu olarak zindanda tutulmasına imkn veriyor. İlk altı ayın bitmesinden sonra savcılık bu sreyi bir altı ay daha uzatabiliyor. Yasalar bu uzatmaların tekrarlanmasına herhangi bir sınırlama getirmiyor. Dolayısıyla bazı tutsaklar hi mahkeme önne ıkarılmadan yıllarca idar tutuklu sıfatıyla zindanda tutulabiliyorlar. Şu an zindanlarda tutulan bayan tutsakların biroğu bu şekilde yargı önne ıkarılmadan tutulan idar tutuklulardan oluşuyor.
    Bayan tutukluların bazıları daha ykmllk yaşına gelmemiş ocuklardan oluşuyor. Bazıları da dışarıda onları bekleyen kk ocuklara sahip anneler. Bazıları ise henz emzirme ağında bebeklere sahip olmaları sebebiyle zindanda ocuklarıyla birlikte rehin tutuluyorlar.

    İşgal devleti henz ykmllk ağına gelmemiş kız ocukları tutuklamak iin asker hallerle ilgili yasalardan yararlanıyor. Çnk bu yasalar ocuk yaştaki Filistinli kızların tutuklanmasına ve kendilerine birtakım sulamalarda bulunulmasına izin veriyor. İşgal devletinin bu ocukları tutuklamada iki önemli amacı oluyor. Birincisi: İleride işgale karşı direnişe destek verebileceklerin mcadele azimlerini kırmak, onları korkak ve ekingen yapmaya alışmak. İkincisi: Onlar vasıtasıyla ailelerine baskı yapmak, özellikle de arananları gelip teslim olmaya zorlamak.
    İşgal devleti, tutsak bayanların ailelerine daha fazla baskı yapmak ve Filistin toplumunun sıkıntılarını derinleştirmek amacıyla birok kadın tutsağın aile fertleri ve yakınları tarafından ziyaret edilmelerini engelliyor. Çok basit ve tutarsız gerekeler ileri srerek yakınlarının söz konusu tutsak bayanları ziyaret etmelerine imkn sağlayacak izin belgeleri ıkarmayı reddediyor.
    Ziyaret gerekleştirilse bile ziyaretiyle tutsağın birbirini görmesini engellemek amacıyla görşme buzlu cam arkasından gerekleştiriliyor ve karşılıklı görşme mikrofon - kulaklık vasıtasıyla yaptırılıyor. Zindandaki bir anneye ocuğu getirildiğinde onu kucaklamaktan ve öpmekten mahrum bırakıldığı zaman bu onun daha ok iine oturuyor ve psikolojik eziyet ekmesine sebep oluyor.
    Tutsak bayanlara en byk işkence ise ırılıplak aramaya tabi tutulmaları olmaktadır. Ayrıca zindana sokulurken bazen zorunlu giyim eşyalarını ve ihtiya maddelerini yanlarına almalarına izin verilmiyor.
    Sorgulama esnasında, kadınlara yönelik katı ve insanlık dışı tutum erkeklere yönelik tutumdan hi geri kalmıyor. Dışarıyla irtibatları tamamen kesiliyor. Sorgulama sresi bitinceye kadar avukatlarıyla görşmelerine izin verilmiyor. Tabii sadece bununla kalınmayıp gerek bedensel gerekse psikolojik eşitli işkenceler yapılıyor. Çeşitli iğren tehditlerde bulunuluyor.
    Hapse sokulduklarında iki veya dört kişilik dar hcrelere konuyorlar. Buralarda btn hizmetlerden yoksun bir şekilde, hcrelerinin camları kapatılmış olarak son derece köt şartlarda bekletiliyorlar. Btn gn boyunca sadece iki saat dışarı ıkmalarına izin veriliyor. Kendilerine tadı tuzu olmayan son derece berbat yemekler veriliyor. Bu yemekler, hibir şeyin ölsn bilmeyen, yağ, su ve sebzeleri birbirine karıştırmanın ötesinde yemek pişirmekle ilgili herhangi bir bilgisi olmayan sivil görevlilere hazırlatılıyor. Yemekler hakkındaki bu şikyetler tm kadın tutsaklar tarafından dile getiriliyor.
    Temizlik maddelerini bulmak oğu zaman mmkn olmuyor. Bazen kantinler uzun sre aılmadığından temizlik maddelerini bulmak mmkn olmuyor ve temizlik maddelerini bulamamaktan dolayı tutsakların sağlık durumları bozulabiliyor. Gazetelerin girmesi ise ancak yayınlanmasından bir hafta sonra mmkn olabiliyor.

    İşgal devleti dnyada işkenceyi yasallaştıran tek devlettir. Fakat bu yasallaştırma işkencenin Filistinlilere uygulanması konusundadır. İşgal devletinin işkenceyi yasallaştırmasından Filistinli kadın tutsaklar da paylarını almakta ve son derece iğren, insanlık dışı işkence uygulamalarına maruz kalmaktadırlar.
    Telmund hapishanesinde uzun sre tutulduktan sonra serbest bırakılan bazı kadın tutsakların verdiği bilgilere göre hapishane yönetimi sık sık kadınların hcrelerine baskınlar dzenleyerek olduka katı muameleyle aramalar yapıyordu. Zaman zaman herhangi bir gerekeye dayanmaksızın sırf eziyet amacıyla hcrelerini değiştiriyordu. Bu değiştirme ve arama esnasında tutsak kadınlara irkin hakaretler ediliyor, aşağılama yapılıyordu.
    Batı Yakanın el-Halil şehrinden olan ve 20 Temmuz 2007 tarihinde serbest bırakılan Meysun Ebu İşe, el-Halilde bir işgalci askeri bıaklamaya kalkışma iddiasıyla Kudsteki el-Meskubiyye hapishanesinde ok köt bir sorgulamaya tabi tutulduğunu dile getiriyor. Uzun sre sandalyede oturtulma, haftalarca tek kişilik hcrede bekletilme, tehdit ve hakaret adı geen bayanın maruz kaldığı köt muamelelerin bazıları.
    İşgalcilerin işkencelerine bir örnek olarak da Raviye Esad Musanın maruz kaldığı bazı muameleleri dile getirelim. 2003 yılında zindana atılan Rviye hanım hem istihbarat görevlileri hem de askerler tarafından kendisine muhtelif işkenceler yapıldığını, irkin hakaretler edildiğini, zorla başörtsnn aıldığını, onur kırıcı ve iğren kfrler edildiğini söylyor.
    Bunlar sadece iki örnek. İşgal devleti zindanlarına konan tm tutsak kadınlar bu ve benzeri köt muamelelere, işkencelere, aşağılamalara maruz bırakılıyorlar.
    İşgal devleti 20 Temmuz tarihinde sadece beş kadın tutsağı serbest bıraktı. Fakat hlen zindanlarda bekletilen 110 tutsak var ve bunların biroğu haklarında herhangi bir mahkeme kararı verilmeksizin idar tutuklu olarak bekletiliyorlar. Bu tutsak kadınlar srekli aşağılayıcı ve onur kırıcı muameleyle karşı karşıyalar. Dolayısıyla işgal glerinin bu hanımlar zerindeki zulm ve baskılarının sona ermesi iin kendilerine birilerinin el uzatmasını, sorunlarıyla ilgilenilmesini bekliyorlar.
    Ama ne yazık ki, yine Filistinli tutsakların serbest bırakılmalarının sağlanması amacıyla esir edilen bir işgalci askerin kurtarılması iin ağdaş glerin tm seferber olurken bebekleriyle birlikte işgal gleri tarafından İsrail zindanlarında rehin tutulan Filistinli annelerin serbest bırakılması iin bile hibir girişimde bulunulmuyor.
    Bu bilgileri sizlere aktardıktan sonra, kadın tutsakların maruz kaldığı işkence ve insanlık dışı muamele hakkında, bizim de burada verdiğimiz bilgilere kaynak teşkil eden raporu hazırlayan en-Nefha İnsan Hakları Kurumunun başkanının 1 Ağustos Çarşamba gecesi evine baskın dzenlenerek vahşi bir metotla tutuklandığını hatırlatalım. Dnyanın ilgisiz kalması durumunda işgal devleti cret kazanıyor ve Filistinlilerin kendi seslerini duyurmaya alışmalarına fırsat vermemeye alışıyor.

      / 17, 2017 6:05 am